| |
Osmanlılar,
Mısırlılar, Romalılar, Yunanlılar tarafından kullanılan sandık, en
eski mobilyadır. Orta çağda göçebe yaşamın zorunlu kıldığı koşullara
uygun olarak, bir yerden diğerine giderken hem dolap hem iskemle,
hem de yüklük işini gören sandığın çok önemli bir yeri vardır;
kumaşlar, arşivler, sofra takımları, mücevher ve silahlar sandıklara
yerleştiriliyordu. Önceleri dövme demirden kollu menteşelerle
tutturulmuş ağır meşe levhalardan oluşan sandık, daha sonraları bir
mobilya olarak ince marangozluğun geçirdiği evrimi izledi. XIII -
XVI.YY‘lar arasında yapılan İtalyan sandıkları oyma, kakma ve boyama
süslemeler verilen önemle dikkati çeker; XV.YY’da da Rönasans
dönemide yaşamış en büyük sanatçılar bu sanatın gelişmesinde etkin
oldular. Dolapların henüz seyrek görüldüğü XVII. YY ‘da da sandık
önemini korudu; Bir süs eşyası
olarak kullanılan daha küçük boyutlardaki sandıklarda deri, fildişi,
değerli taşlar ve XVIII.YY ‘da işlemeli egzotik ağaçlar
kullanılırdı.
Sandık, çoğu zaman
düğünlerde verilen ve içine yeni evlilerin çeyizini koyduğu bir
armağandır.
Sandık Anadolu’da çok eski
çağlardan bu yana kullanılan çok eski bir ev eşyasıdır. Ceviz,
kayın, servi, çam vb ağaçlardan yapılanların yanı sıra; üzeri deri
kumaş vb ile kaplananları; boyalılar; teneke;ya da sacdan yapılmış
olanları da vardır. Kullanıldıkları yere göre giyecek ve eşya
sandıkları; marangozluk ve yapı malzemelerinin konduğu “avadanlık
sandıkları;” ibadet yerlerinde kutsal eşyaların konduğu özel
sandıklar;mutfak ve kilerlerde bulunan yiyecek sandıkları olmak
üzere ayrılırlar. Bunlarda kutsal eşyaların konduğu sandıklar altın,
gümüş, sedef, fildişi, kakmalı ya da çeşitli tekniklerde bezelerdir.
Eşyaların taşınmasında kullanılan basit sandıklarda vardır.
Sandıklar bazıların dört köşesinde bir ayak bulunmaktadır. Bazısı
ise yere doğrudan oturur.
   
Evlerde giyecek,
yatak çarşafı, çeyizlik eşya vb konduğu sandıklara eşyalar,
genellikle bohçalar içinde yerleştirilir; bohçaların arasına lavanta
torbacıkları ya da kışlık eşyalar arasına naftalin keseleri
konur.
Üzeri sedef kaplamalı, oymalı ya da
çeşitli biçimlerde bezeleri olan çeyiz sandıkları, bazen anadan kıza
miras kalır. Kapağının içinde yüzük, bilezik, küpe vb eşya koymak
için küçük çekmeceler olanları, kapağı açılınca çıngırak çalanları
da vardır. Bugün daha sade olarak yapılmakta ve içinde çeşitli
eşyaları korumak için kullanılmaktadır. |
|